Hayvan Beslemek ve Konu Komşu İlişkileri

Hayvan hakları

Moderatörler: prison, Nuray Şakar

Açık yürek
Mesajlar: 19945
Kayıt: Pzt Ara 20, 2004 3:34 pm
Konum: İstanbul

Prş Haz 26, 2008 12:00 pm

Gerek evinde hayvan besleyen, gerekse kapısnın önünde hayvan besleyenler ile çevre diğer kişiler ile çıkan sorunlar çok sık rastaldığım bir konu. Her iki taraftan da bana hergün bir hayli şikayet gelmekte.

Kendimde bir hayvan korumacı ve hayvan sever olduğumdan ben bile bu sorunu yaşadım.

Arkadaşlar öncelikle hayvan bakanlara önerilerim olacak. Hayvan beslemek hakaten çok keyiflidir. Hayvanın sorumluluğu çocuktan daha ağırdır. Sebebine gelince hayvanı telef etmek kolaydır çocuğu imkansız.

Öncelikle evinde ve dışarda kapısnın önünde bahçesinde hayvan bakan arkadaşlarımızın çok dikkat etmesi gereken ana konu temziliktir. Ben yıllardır bakarım ve çevrem ile sorun yaşamdım.

Sebebplerine gelince kedi bakıyorsanız kaplar içinde mama vermek en doğru yöntemdir. Bu kapların temiz olması hem çevre hemde hayvanın sağlığı için çok önemlidir. Olaki bu kapları yıkamaktan iğreniyor da olabilirsiniz. Bunun en kolay yolu evinize aldığınız ambalajlı yiyeceklerin kaplarını atmamaktan geçiyor. Benim evimde boy boy yoğurt kapları, dondurma, dondurulmuş gıda kapları yanı sıra köpük tabaklar asla atılmaz.

Genelde hayvanlara kuru mama verdiğim için kaplar kolay kirlenmez. Ama ev yemekleri verdiğimde mutlaka içi boşalan kapları bir çöp poşetine koyup ağzını bağlayıp çöp günü atarım. Kapımın önünde çöp olabilecek, kirli görünüm sağlacak kapları bırakmam.

Evimde 5 kedi 2 köpek var :) korkunç bir rakam gibi gelmekte bağzen banada ama böyle değil. Gerçekten çok keyifli yaşam sürmekteyiz.
Bakınız evinizin içi sadece sizi ilgilendirir ama hijyen her zaman ve her yerde çok önemlidir.

Güzel havalarda köpeklerimi bahçeye çıkartıyorum, tuvaletlerini bahçeye yapıyorlar tabiiki. Peki bahçe benim ama hava benim mi?? Değil. Çevremde oturan insanları rahatsız etme hakkım var asla yok. Bu nedenle akşam eve gelir gelmez bahçeye çıkarım ve onların pisliklerini temizlerim. Poşetlere koyarım, bağlarım ve mümkün olduğunca bahçede tutmam bu çöpleri. Komşularımı koku ve sinek içinde yaşatma hakkım yok. Ben seviyorum diye onlar da sevmek zorunda değiller.

İnsani ilişkiler çok önemli. Mesela ben gün içinde o pislikelrden rahatsız olduklarından adım gibi eminim. Ama çalıştığım için bunu temizleme olasılığım yok. Akşam gelir gelmez temizliyorum. Komuşlarım da bana saygı duyuyor.

Köpeklerim havlıyor diye onların havlamasını azaltan, kesen tasma aldım. Mecburum. Gün içinde evde olmadığımdan susuturamam. Hasta olanı var, çocuk var, yaşlı var kimse benim köpeklerimin havlamsını çekmek zorunda değil. Ben seviyorum diye onlar da sevmek zorunda değil. Bunu unutmadan dengeyi sağlamaya çalışıyorum. Evime, apartmanıma sprey parfümler koydum. Çünki en süt katta oturan hiç de hayvan sevmeyen komşum sorun yarattı. Sorunu kavga ile değil onu memnun ederek çözmeye çalıştım.

Eh niyeti kötü olunca insanın sen ne yaparsan yap bazen çözüm olmuyor. Bir tek en üst katta oturan komşum ile sorun yaşadım ve hakaten uzlaşma yolu ile çözemedim. Bana yaklaştıkları tarzda cevap vermek zorunda kalınca sorun çözülü verdi.

Arkadaşlar herkez hayvan sevmek zorunda değil. Kimseyede zorla hayvan sevdirmeye kalkmıyoruz. Fakat sevmediği için onlara zarar verme hakkına da sahip değil. Ayrıca zarar verdiği anda 5199 sayılı Hayvan Hakları Yasasına Görede SUÇ İŞLER.

Kendimden başka bir örnek vererek devam edeyim. Benim iki köpeğimden biri iri ırk kırma. Pitbull-jakrussel kırması. Bu hayvanın asıl yeri dış mekan. Fakat hayvan bahçeyi kabul etmedi. Çünki barınaktan aldım. Ev ve insan sıcaklığına hasret. Bahçede ağladı havladı. Onun alışması için belki bir ay sabretmem gerekiyordu. Ama komşularımın böyle bir mecburiyeti olmadığı için 3. günü eve aldım. Tay gibi köpek evin içinde yaşıyor biz mutluyuz :)

Bu arada köpek bakanlar köpeklerini gezdirmeye çıkarttıklar da mutlaka yanlarında bol miktarda poşet bulundurmak zorundadır. Köpeğinin pisliğini hemen o poşete alıp bağlayıp çöpe atmak zorundadır. Yasaya göre de bu böyledir. İnsan olarak da saygı gereği bu şarttır.

Asla ve katta köpeklerinizi tasamasız gezdirmeyin. Unutmayın ki herkez sevmek veya sizin gibi yakınlık kurmak zorunda değildir. İnsanların yoğun olduğu yerlerde tasmanın ipini kısa tutun. Köpeğiniz minicik de olsa karşınızdaki korkuyor ise ebatının önemi yoktur. Gene yasa gereği tasması takılı ve ipi elinizde gezdirmek zorundasınız.

Gelelim hayvan sevmeyenlere. Hep diyoruz sevmek zorunda değiller. Bizler özveri ve çevreye dikkat edersek sanırım onlar da daha tahammülkar olacaklar.

Mesela benim arka tarafımda oturan bir hanım kedilere takmıştı. Miyavlıyorlar, doğruyorlar vs diye. Kendisine oturup uzun uzadıya neden miyavladıklarını ve doğurduklarını anlattım. Kedi köpek gibi değildir. Sadece kızgınlık dönemimde miyavlar. Elbette rahatsız edici bir ses ama doğanın kanunu. Peki ne yapabilriz. Bizim her zaman savunduğumuz kontrolsüz üremenin önüne geçmenin tek yolu kısırlaştırmaktan geçer.

Hayvan seven ve sevmeyenler bir araya gelerek çevrelerinde olan sokak kedilerini toparlayıp kısırlaştırabilirler. Ben uzun yıllar bunu para ile yaptırdım. Emin olun sevmeyenler daha fazla katkı sundu. Şimdilerde işimiz çok daha kolay sokakta yaşayan hayvanları belediyeler ücretsiz kısırlaştırıyor hemen kuduz aşısını da yapıp size veriyor.

Mesela organize olup bunu sağlayabilirsiniz. Kısırlaştırma sonrası küçük bir sorun var. Erkek kedinin bir gün, dişi kedinin bir hafta bakılması lazım. Aksi takdirde enfeksiyon olabilir ve ölümüne sebebiyet vereblirsiniz.

Hayvan sevmeyenleri hep atladığı bir konu vardır. Farenin tek çözümünün kedi olduğu. Bakın benim bahçemde tek bir fare yok. Ama yan taraflar kaynıyordu. Kedilerimi bahçeye saldığımdan beri yan taraftaki bahçelerde fare kalmadığını söylüyorlar. Evimde çok hayvan çok olduğu için eskisi gibi bahçeme yabancı kedi gelemiyor.

Arkadaşlar şunu kabullenmek zorundasınız bu dünya sadece bencil insan nesli için yaratılmadı. Bizim dışımızda canlılar ve varlıklar var ve onlar ile paylaşmak zorundayız.

Sokağınızda yaşayan veya sokağınızdan geçen köpekten korkuyorsunuz yada rahatsız oluyorsunuz diye belediyeyi arayıp onları öldürtme hakkınız yok.

Bu arada aklıma gelmişken belediyeye şikayet ettiğiniz ve gelip aldığı hayvanlar barınağa falan konmuyor. Öldürülüyor. Aman ne olur başka canların ölümüne sebeiyet vermeyin. Bu vebalin altına girmeyin.

Sevmeyin asla sevmek zorunda değilsiniz ama ölümlerine sebep olmayın.
Bakın bana hergün yüzlerce şikayet mailleri ve telefonları gelemekte. Bir çok siteye konu hakkında seminer vermeye gittim istanbul içinde. Yönetim kurullarına katıldım.

Apartmandan hayvan attırtmak, hayvan sahibi attırmak emin olun o kadar kolay değil. O hayavan sahibi bizlere ulaştığı anda toplanan imzalar işe yaramdığı gibi bir de yıllarca yüzyüze bakmak zorunda kalıyorsunuz.

Apartmanda hayvan beslenemez diye yapılan girişimlerin çoğu hüsran ile sonuçlandığı gibi gereksiz yere hayvan severlerin tepkisini çekti. Çok nadiridir öyle imza ile falan evden atılması. Geçmişte kolaydı ama şimdi değil. Hatta evde 200 tane falan hayvan olması lazım attırabilmek için :)

Sizlerin de bu konuda sormak istediği, seven veya sevmeyen sorun yaşadığı çözüm arayışı içinde olan arkadaşlarımzı var ise benim ile iletişim kurabilir. Elimden geldiğince destek olmaya çalışırım.
Nuray Şakar

Su böreği
Mesajlar: 2338
Kayıt: Prş Nis 03, 2003 1:31 am

Prş Haz 26, 2008 5:38 pm

abicim senin unuttugun bisey var, sehirler hayvanlar icin yaratilmadi. hayvan neslinin yasamasi icin daha bizim yuzde 1 ini isgal bile edemedigimiz biosferin geri kalani var.

sehrin kurallari belli. sehirde yasayan it de, insan da o kurallara uymak zorunda. 'ay ama o hayvaaaan' 'aaay yaziiiik' la kimse kurallardan muaf olmaz. hayvan 'sevgisi' de kural cignemeyi rasyonalize etmez.

Kaşarlı Tost
Mesajlar: 76
Kayıt: Pzt Haz 23, 2008 8:48 pm

Prş Haz 26, 2008 7:54 pm

hayvanları sevmek biraz fazla fedakarlık istiyor
bazı insanlar bu fedakarlığı göze alamadıgı için hayvan sevmiyor bence.
ya da korkularına sığınıyorlar..
hayvanları sevmeyenleri duygusuz olarak nitelendiriyorum
öyle mi gerçekten :shock:

Açık yürek
Mesajlar: 19945
Kayıt: Pzt Ara 20, 2004 3:34 pm
Konum: İstanbul

Prş Haz 26, 2008 10:51 pm

unity100 yazdı:abicim senin unuttugun bisey var, sehirler hayvanlar icin yaratilmadi. hayvan neslinin yasamasi icin daha bizim yuzde 1 ini isgal bile edemedigimiz biosferin geri kalani var.

sehrin kurallari belli. sehirde yasayan it de, insan da o kurallara uymak zorunda. 'ay ama o hayvaaaan' 'aaay yaziiiik' la kimse kurallardan muaf olmaz. hayvan 'sevgisi' de kural cignemeyi rasyonalize etmez.


Ben hangi kuralı hiçce sayan bir yazı yazdım????

Elbette yaşamın kuralı var. Sen sokakta sex yapamazsın oyarlar ama hayvanlar yapar çünki hayvandır ve doğaldır.

Sen sokağa işersen oyarlar ama hayvandır işer.
Nuray Şakar

Su böreği
Mesajlar: 2338
Kayıt: Prş Nis 03, 2003 1:31 am

Prş Haz 26, 2008 11:07 pm

ana iletisim metodu ani ve kuvvetli yuksek sesler cikarmak uzere evrimlesmis hayvanlarin modern sehir yasaminda yeri yok.

Açık yürek
Mesajlar: 19945
Kayıt: Pzt Ara 20, 2004 3:34 pm
Konum: İstanbul

Cum Haz 27, 2008 9:46 am

Hakısın modern şehir yaşamındaki insan insan gibi olsa idi doğru bir tez.

Fakat senin de çok iyi bildiğin gibi şehrin modernleşmiş olması insanın modernleşmiş olmsının ölçüsü değil. İnsanlar hala ilkel benlikleri ile var olduğuna göre hayvanın da orada varlığında hiç bir sakınca yok.

Örnek vermezsem de çatlarım. Modern şehride yaşayan insan sıfatlı ama insan olmayan yaratıklar sokaklara hark diye tükürebiliyor, balkonunda bahçesinde mangal yakıp ceset yiyor ise hayvanda dolaşır kardeşim.

Çöpünü kapısının önüne koymasını bikemyen hala camından fırlatıp atan modern şehre ait olmayan ve mopdern şehre çok daha fazla zarar veren insanlar var olduğu sürece dağlra atılan köpekleri, keidleri toplayıp şehrin göbeğine taşımayı düşünüyorum.
Nuray Şakar

Su böreği
Mesajlar: 2338
Kayıt: Prş Nis 03, 2003 1:31 am

Cum Haz 27, 2008 5:08 pm

zoraki hak kazandirma yapiyorsun. toplumun icerisinde yuzde 1-2.5 gibi olan, ve senin normal hayatinda sokaklar haric karsilasmadigin ( o da merkezi yerlerde ) kisileri bahane gostererek itin itlik yapabilmesi icin gerekce buluyorsun. boyle kafaya uydurma ve rasyonelizasyon yaptiktan sonra, uzay cagi utopyasinda itlek besleyecek bahaneyi de uydurur insan.

Admin
Mesajlar: 3808
Kayıt: Pzt May 16, 2005 6:55 pm
Konum: wrocław

Cmt Haz 28, 2008 12:42 am

gipsy sen de demişsin de, birde ben söyleyim;

ellerinde köpek dollaştıranlar, köpeklerinin boklarınıda bi zahmet ellerine poşet falan geçirip ordan alarak yok etsinler. avrupada hele amerikada bu kural feci katı. direk polis cezayı kesiyor.

nitekim ben hayvan besleyenler yüzünden kedi-köpekden nefret ediyorum. bir çok kişininde böyle oldugunu biliyorum. genel bir antipatiklik söz konusu ki ben hayvanları severim normalde.

benim gördügüm hayvan sever olarak geçinenlerin yüzde 90'ı ne titiz ne de etrafındaki insaları düşünüyor. koskoca bir mahelleyi kokutacak kadar ileri gidebiliyorlar ki bu durumda ordaki hayvanların zehirlenip katledilmesinden tüm mahalle memnun kalıyor. evin önüne 30 tane sokak köpeği getirip beslemenin bir manası yok demeye çalışıyorum. yarardan çok zarar bu.

apartmanda hayvan beslenecekse sesiz hayvan beslenmeli. besledigin köpeği eğitip ev içinde ikide bir havlamasını engelleyeceksin. ayrıca temizlige yine süper bi önem verilmesi gerek ki apartmanın içi direk hayvan koku veriyor. aksi taktirde imza toplandıgında da bir işe yaramıyorsa o köpeği tenhada birisi denk getirip öldürür. dahası sahibinide öldürür. apartmandaki herkes de sevinir. ayrıca apartmanlarda insan yaşar. ordaki kuralları insanlar belirler. köpekler değil.
Resim

Su böreği
Mesajlar: 2338
Kayıt: Prş Nis 03, 2003 1:31 am

Cmt Haz 28, 2008 1:21 am

eet

Açık yürek
Mesajlar: 19945
Kayıt: Pzt Ara 20, 2004 3:34 pm
Konum: İstanbul

Cmt Haz 28, 2008 1:55 am

kelelciğim bende zaten özellikle senin söylediğin konulara değindim ve kendi hayvanlarımdan örnek verdim.

Ben seviyorum diye herkezi sevmeye zorlayamam. İnsanları rahatsız etme hakkım hiç yok. Bu sebeple bahçemdeki bokları temizliyorum. Köpeklerime havlamsını önleyici tasma taktım falan.

Apartmana koku koydum. Bunlar çok önemli.

Sokağa çıkarttığımda 10 tane poşet alıyorum yanıma. Temizlemek zorundayım. Hem pislik hemde mikrop. O sokaklarda çocuklar oynuyor.
Parka köpeğimi götürmem götürürsem kum havuzlarına sokmam. Mutlaka işeyecektir en azından. Sabah da gelip çocuklar oynayacak doğrudan mikrop.

Bunlar çok basit önlemler herkezin dikkat etmesi gereken dikkat edildiğinde ise sorunların mimimuma ineceği
Nuray Şakar

Su böreği
Mesajlar: 2338
Kayıt: Prş Nis 03, 2003 1:31 am

Cmt Haz 28, 2008 2:17 am

nuray. turk toplumunun hangi kurala, yasaya uydugunu gordun de bunlara dikkat edilmesinden bahsediyorsun sen ?

Açık yürek
Mesajlar: 19945
Kayıt: Pzt Ara 20, 2004 3:34 pm
Konum: İstanbul

Cmt Haz 28, 2008 11:43 pm

Uymak zorunda ve artık bunu öğrenmek zorunda.

helel hele hayvan sever ise ve hayvan bakıyor ise onu koruyup kollamak adına buna herşetden daha çok mecbur
Nuray Şakar

Su böreği
Mesajlar: 2338
Kayıt: Prş Nis 03, 2003 1:31 am

Pzr Haz 29, 2008 7:23 pm

ya nuray. 'zorunda' 'mecbur'.


boyle laflar soyleyerek bu toplumun uydugu bir kural goster.

Mesajlar: 11
Kayıt: Pzr Ara 20, 2009 8:43 pm

Sal Ara 22, 2009 2:43 am

Köpek havlamasını Bir susturucu gibi yani engelleyen kullanmadım ama kullanacağım gibi gözüküyor adını vermek istemiyorum bazı sitelerde satıldıgını gördüm köpek havlamıyor havladıgı zaman alet uyarı veriyor küçük bir şok gibi fakat zararsız olduğunu öne sürüyorlar ve ne kadar keser havlamayı oda biraz düşündürücü bilgisi olanlar paylaşırlarsa sevinirim.

Açık yürek
Mesajlar: 19945
Kayıt: Pzt Ara 20, 2004 3:34 pm
Konum: İstanbul

Sal Nis 06, 2010 2:59 am

hayır kansere yol açıyor ayrıca alenen işkencedir hiç tavisye etmiyorum
Nuray Şakar

Sonraki

Dön Hayvan Hakları

 


  • { RELATED_TOPICS }
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir